Kapalıçarşı'nın Ruhundan, Kuyumcukent'in Kalbine: Bir Ustalık Yolculuğu
Her mücevher bir hikaye anlatır; bizim hikayemiz ise 1998 yılında, tarihin ve sanatın kalbi Kapalıçarşı’nın taş sokaklarında başladı.
Henüz genç bir çırakken adım attığımız o kadim atmosferde, mücevherat sanatının yaşayan efsaneleri olan Ermeni ustaların tezgahında yerimizi aldık. O tezgahlar bize sadece altını işlemeyi değil; sabrı, zanaata duyulan saygıyı ve bir milimetrelik detayın bile mükemmelliği nasıl değiştirebileceğini öğretti. Altın, bizim için sadece değerli bir maden değil, ustanın elinde şekillenen bir duyguydu.
Yıllar süren bu yolculukta, 'Ermeni Ekolü'nün disiplini ve zarafet anlayışı, Tunya Kuyumculuk’un karakterini oluşturan en güçlü miras haline geldi. Çekiç sesleri ve cila kokuları arasında pişen o zanaat ahlakını, bugün gururla taşıyoruz.
Zaman değişti, teknoloji gelişti ama bizim ustalığa olan tutkumuz hep aynı kaldı. Bugün, o günkü çıraklık heyecanını ve çeyrek asrı aşan ustalığımızı, modern üretimin merkezi Kuyumcukent’teki kendi atölyemize taşıdık.
Tunya Kuyumculuk olarak, fabrikasyon üretimin soğukluğundan uzak; her bir kıvrımında el emeği ve göz nuru olan, ruhu olan takılar üretiyoruz. Geçmişin kadim bilgeliğini, bugünün modern çizgileriyle harmanlıyor; Kapalıçarşı’dan aldığımız ilhamı, Kuyumcukent’in profesyonelliğiyle birleştiriyoruz.
Sizlere sunduğumuz her kolye, her bilezik; sadece bir aksesuar değil, 1998’den beri süregelen bir emeğin, ustalığa duyulan saygının ve bitmeyen bir tutkunun ışıltılı yansımasıdır.
Bizim hikayemiz, sizin ışıltınızla devam ediyor.